Cari oran ve asit-test (likidite) oranı, bir işletmenin kısa vadeli borçlarını ödeme gücünü gösteren en temel finansal sağlık göstergeleridir. Cari oran, dönen varlıkların kısa vadeli yabancı kaynaklara bölünmesiyle bulunur ve şirketin bir yıl içinde ödeyeceği borçları karşılayacak likiditesi olup olmadığını ortaya koyar. Asit-test oranı ise stokları (ve gerekirse peşin ödenmiş giderleri) hariç tutarak daha temkinli bir ölçüm yapar; çünkü stoklar nakde dönüşmesi en uzun süren dönen varlıklardır. Bu araç, bilançonuzdaki dönen varlık, stok ve kısa vadeli borç tutarlarını girerek her iki oranı saniyeler içinde hesaplar ve sonucu bankaların ve kredi değerlendirmelerinde kullanılan eşik değerlerle (cari oran için ideal ≥ 1,5; asit-test için ideal ≥ 1,0) karşılaştırarak yorumlar. Net işletme sermayesini de görerek nakit yönetiminizi planlayabilirsiniz.
Cari oranın en az 1,0 olması, işletmenin bir yıl içinde ödeyeceği borçlara eşit dönen varlığa sahip olduğunu gösterir. İdeal kabul edilen değer 1,5 ve üzeridir; bankalar kredi değerlendirmelerinde genellikle 1,5 eşiğini arar. Çok yüksek bir cari oran (örneğin 3 ve üzeri) ise atıl stok veya verimsiz kullanılan nakit anlamına gelebileceği için her zaman olumlu değildir.
Cari oran tüm dönen varlıkları kapsar; asit-test (likidite) oranı ise nakde dönüşmesi en yavaş kalem olan stokları (ve genellikle peşin ödenmiş giderleri) hariç tutar. Bu nedenle asit-test oranı, stoğa bağlı kalmadan ödeme gücünü ölçen daha temkinli bir göstergedir. İkisi arasındaki büyük fark, işletmenin likiditesinin büyük ölçüde stoğa dayandığını işaret eder.
Asit-test oranının ideal değeri 1,0'dır; bu, stoklar satılmadan da kısa vadeli borçların karşılanabildiği anlamına gelir. Türkiye koşullarında 0,8 civarındaki değerler de kabul edilebilir sayılır. 0,8'in altındaki değerler likidite sıkıntısına işaret eder ve nakit akışının yakından izlenmesini gerektirir.
Net işletme sermayesi, dönen varlıklardan kısa vadeli yabancı kaynakların çıkarılmasıyla bulunur ve işletmenin günlük faaliyetlerini finanse etmek için elinde kalan likit kaynağı gösterir. Pozitif olması sağlıklı bir likidite tamponu olduğunu, negatif olması ise kısa vadeli borçların dönen varlıkları aştığını ve nakit sıkışıklığı riskini gösterir.
Kısa vadeli yabancı kaynaklar, bir yıl (faaliyet dönemi) içinde ödenecek tüm borçlardır: kısa vadeli banka kredileri, satıcılara olan ticari borçlar, ödenecek vergi ve SGK primleri, alınan avanslar, gider tahakkukları ve uzun vadeli borçların bir yıl içinde ödenecek taksitleri. Bilançonun pasif tarafındaki kısa vadeli yabancı kaynaklar grubu toplamını kullanın.
Hayır. Cari oranın çok yüksek olması, fazla stok tutulduğunu, alacakların tahsil edilemediğini veya nakdin yatırıma dönüştürülmeden atıl bekletildiğini gösterebilir. Sağlıklı bir analiz için cari oranı sektör ortalamalarıyla ve stok devir hızı, alacak devir hızı gibi faaliyet oranlarıyla birlikte yorumlamak gerekir.
Cari oranı yükseltmek için kısa vadeli borçları uzun vadeliye çevirebilir, stok ve alacak tahsil sürelerini hızlandırabilir, gereksiz harcamaları kısarak nakit pozisyonunu güçlendirebilirsiniz. Yüksek stok ve alacak devir hızına sahip işletmelerde düşük cari oran tek başına sorun olmayabilir; bu yüzden faaliyet oranlarıyla birlikte değerlendirin.
Cari Oran = Dönen Varlıklar / Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar; Asit-Test Oranı = (Dönen Varlıklar − Stoklar − Peşin Ödenmiş Giderler) / Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar; Net İşletme Sermayesi = Dönen Varlıklar − Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar
TBB Risk Raporu nedir? Yeni kurulan firmalar için e-Devlet üzerinden ücretsiz sorgulama, kontrol edilmesi gereken bilgiler ve olumsuz kayıt
KOBİ'ler banka nezdinde kredi puanını nasıl yükseltir? Hesap hareketi, POS cirosu, vergi-SGK disiplini ve banka ile aktif çalışma ilişkisi i
Konkordato Nedir? Konkordato, borçlarını vadesinde ödeyemeyen veya ödeme riski altında bulunan işletmelerin, mahkeme kararıyla alacaklılarıy